Genel Bilgiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Genel Bilgiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Evde Yılbaşının Olmazsa Olmazları

| 0 yorum


Evde Yılbaşının Olmazsa Olmazları
Bir yılı daha geride bırakıyoruz. Eğer dışarıda yapılacak bir planımız yoksa yeni yılı evde karşılayacağız. Yılbaşında evde nasıl eğlenceli vakit geçirilir ? Sizler için hazırladığımız bazı alternatifler denemeye değer, ne dersiniz?
Öncelikle o anki ruh halinize uygun bir film izleyip çok eğlenebilir veya duygusallaşabilirsiniz. Bu konuda hazırladığımız öneri listesine göz atmayı unutmayın!
Ev Partisi
Eğer çok fazla sakinlikten hoşlanmayan biriyseniz ve yılbaşı gecesi coşku istiyorsanız ev partisi düzenlemek tam size göre bir alternatif!


Devamını okuyun...>>

Bayanlarda Lazerle Varis Tedavisi

| 0 yorum

Uzun süre ayakta kalma, çok fazla güneşlenme, kilo alıp verme, şişmanlık, doğum ve genetik gibi birçok faktöre bağlı olarak, zamanla ortaya çıkan kılcal damarları, lazer ışınları kullanarak ortadan kaldırma ve ya azaltma metodudur.

Lazer, seçilmiş dalga boyundaki yoğun ışıktır. Özel olarak seçilen dalga boyundaki lazer ışığı, çevre dokuları etkilemeden, sadece tedavi edilen bölgeye etki eder. Ülkemizin seçkin hastanelerindeki lazer cihazları, yüz ve bacaklardaki kılcal damarları, varisleri, (telenjiektazileri) ortadan kaldırmak için güvenle kullanılmaktadır.

Lazer tedavisi ile derin doku ve damarlara ulaşılabildiği için daha derinde bulunan geniş damarlara da ulaşılabilir. Lazer ışını, damar içindeki oksihemoglobin tarafından (oksijen taşıyan molekül) tutulur ve ayrıca melanin tarafından, diğer dalga boylarındaki ışına göre, daha az abzorbe edildiğinden, deride enerji kaybı yaşanmaz. Böylece, esmer tenlerde oluşan yan etki en az indirgenmiş olur.

İyileşme süresi birkaç hafta sürebilir. Fakat tam etki için tedavinin 1 ayı aşkın sürmesi gerekebilir. Ancak günümüz teknolojisinde bu süre çok kısalmıştır. Genellikle uygulanan damar; tek seansta tedavi edilir. Tedaviden sonra günlük aktivitelere rahatlıkla devam edilebilir.

Çoğu zaman anestezi gerektirmeyen müdahaleler yapılır tedavi için. Ancak damar çapı ile orantılı olarak, hafif düzeyde bir sedasyonla tedavide rahatlık ve kolaylık arttırılabilir.


Devamını okuyun...>>

Dirsekler ve Dizler İçin Doğal Maske

| 0 yorum

Dizlerdeki, dirseklerdeki ve topuklardaki cilt, kolayca renk değişimine uğrayabilir ve ölü bir görünüme bürünebilir. İşte, gerçekten harikalar yaratan, ağartıcı bir maske. Bu karışımı uygulamdan önce kısa bir etek giymeyi düşünmeyin bile.

Üç limonun suyuna bir bardak süt tozu ekleyin. Kalın bir macun yaratmaya yetecek kadar su kullanın. Oluşan bu macun tipi karışımı üzerinizde 20 dakika kadar bekletin. Bir banyo lifi veya süngerle hafif sertçe ovalayarak temzileyin.


Devamını okuyun...>>

Yüzdeki Kan Dolaşımını Arttırmak İçin

| 0 yorum

Cildinizin ışıltısını hızlı bir şekilde geri kazanrımaya ve genel olarak daha sağlıklı görünmeye mi ihtiyacınız var? Kendinizi belinizden aşağı doğru bükebildiğiniz kadar bükün ve otuza kadar sayın. Bilim adamları bu çok basit olan duruşun, hem yüzde hem de kafa derisinde kan dolaşımını arttırarak, deri hücrelerinin hareketini hızlandırdığını ve hücre yıkımı olasılıklarını azalttığını kanıtlamıştır. Günün hangi saatini seçtiğinize bağlı olarak, sağlanacak fayda değişkendir.

Sabah: Yoğun bir günde odaklanmanıza yardımcı olur, bedeni ve zihni uyandırır.

Öğlen: Gün ortası desteği sağlamak için uygun bir vakittir. Konsantrenizi toplamaya ve işinize odaklanmaya yardımcı olur.

Akşam: Gevşemenize yardımcı olmakla birikte, kalp atışlarınızı dengeler.

Başınızı, dizlerinize yakın bir hizaya getirmeye çalışın. Bu pozisyona alışana kadar dizlerinizi kırmanızın mahsuru yoktur. Ellerinizi dizlerinizin arkasında kenetleyerek, pozisyonu sabitleyin. Halen yapılabilir gibi gözükmüyor mu? Öyleyse sadece baş aşağıya gelecek şekilde yatağınızın kenarına uzanın.


Devamını okuyun...>>

Vücut Şekline Göre Giyinme

| 0 yorum

"Ne giysem yakışmıyor? Vücuduma uygun elbiseyi nasıl seçebilirim, elbise alırken nelere dikkat etmem gerekir" diyenlerden misiniz? Aslında giydikleirnizin üzerinizde güzel durmadığını düşünüyorsanız bu vücudunuzun suçu değil. Sonuç sadece sizin seçiminizle ilgili. Elbise ya da kıyafet seçerken vücut ve fizik ölçülerinizi gözardı etmeyin! Öyleyse ilk olarak vücut şeklinizi öğrenmelisiniz.

Balık etliyseniz nasıl giyinmelisiniz:
Kimi zaman balık etli kadınlar vücut hatlarını göstermek istemezler ve bu nedenle geniş giysileri tercih ederler. Ancak dikatleri üzerinize çekmek ve kendinizle barışık olmak istiyorsanız kalçalarınızı ve hatlarınızı orataya çıkaracak kıyafetler seçmenizde yarar var.


Aklınızda bulunsun:
-Bacaklarınızı uzun gösterecek ve poponuzun kalkık durmasını sağlayacak beden ölçülerinize uygun bir pantalon tercih etmelisiniz.
-Üzerinize oturacak bir palto ile devam edebilirsiniz.
-Korse şeklindeki üstleri de tercih edebilirsiniz.
-Yüksek topuklu, rahat bir ayakkabı, sizi uzun gösterecektir.
-Vücudunuza oturan ve düz inen bir etek de tercih listenizde bulunabilir.

Vücudunuz ince ve uzun ise nasıl giyinmelisiniz:
Bu vücut ölçülerine sahip olan bayanlar giyinme konusunda en özgür konumdadırlar. Vücut tipleri o kadar müsaittir ki ne giyseler yakışacaktır. Bu nedenle yenilikçi giyinmelerinde fayda vardır. Dar jeanlar, cıvıl cıvıl renklerle bezenmiş baskılar, üste yapışan kıyafetler tam size göredir. Burada özgür olun ve dilediğiniz kombinasyonu deneyin. Eğer küçük göğüslü iseniz düşük kesimli üstleri pek tercih etmeyin.

Aklınızda bulunsun:
-Tercihiniz dar pantalonlardan yana ise, babet ya da topuklu ayakkabı giyin.
-Üzerinize yapışan elbiseler ilk tercihiniz olsun.
-Eğer gövdeniz büyükse ve kısa göstermek istiyorsanız yana çizgili üstleri tercih etmenizde fayda var.
-Yüksek topuklu çizmeler tam size göre.

Minyonsanız nasıl giyinmelisiniz:
Eğer minyon bir vücut yapısına sahipseniz kıyafetlerinizin vücudunuza oturmasına ve de tek renk giyinmeye özen göstermelisiniz. Renk seçiminizi koyu ve modern renklerden yana yapmalısınız. Minyon bayanlara dizüstü etek çok yakışacak ve onları modern gösterecektir. Ancak giyminizde sade olmalısınız.


Aklınızda bulunsun:
-Eteklerinizin dizüstü olmasına dikkat edin.
-Kazanklarınızın üstüne oturmasına dikkat edin.
-Uzun topuklu ayakkabılardan uzak durun.
-Yatay yerine dikey cizgili giysiler tercih edin.


Armut modeli vücut şekline sahipseniz nasıl giyinmelisiniz:
Armut modelini tanımlayacak olursak eğer Jennifer Lopez bu modelin en iyi örneği olacaktır. Üst ince olmasına rağmen, basen ve poposu olan bayanların modeli armut modeline en iyi örnektir. Eğer böyle bir vücut şekline sahipseniz sizin için kabarık ve bol eteklerden ziyade üzerine oturan ve hafif kumaştan yapılmış etekler en iyi seçim olackatır. Göğsünüzü ortaya çıkarmak için korse tipi üstler veya önü açık bırakılmış bir bluzun içine giyeceğiniz balkonet tarzı sütyenler giyebilirsiniz. Evaze eteklerle boyundan bağlı elbiseler, yaz akşamları ve düğün gibi olaylar için yerinde bir seçim olacaktır. Özellikle yüksek topukların tercihlerinizden başında gelmeli.

Aklınızda bulunsun:
-Paça pantalonlar üzerinizde harika duracaktır.
-Vücudnuzun alt ve üst kısmının dengeli görünmesi için göğüslerinizi kaldıran sütyenler tercih etmelisiniz.
-Koyu renk bir etek ki bunu her şeyle giyebilirsiniz.
-Anvelop elbiseler. Her beden üst ve altlar için uygun.
-Geniş kalçalarınıza karşılık üstlerinizi dengelemek için çizgili giysiler tercih etmelisniz.


Hamileyseniz nasıl giyinmelisiniz:
Hamileyseniz, giysilerinizin bol olmasına dikkat etmelisiniz. Ancak çok bol giyinip içinde kaybolmamalısınız. Bunun yerine hamile olduğunuzu daha rahat sergilemek için gebeliğinizi belli edecek giysiler giymelisiniz. Kısa ve teninizi gösteren giysileri tercih etmeyin. Bunun yerine karnınızı kapatacak ancak şişkinliğinizi de ortaya koyacak giysiler tercih etmelisiniz.

Aklınızda bulunsun:
-Giysilerinizde esnek ve sağlıklı kumaşları tercih edin.
-Eğer kotlardan vazgeçemiyorsanız hamile bayanlara özel üretilen kotları tercih edebilrsiniz.
-Pijama görünümlü paçalı ve beli lastikli pantalonlar da giyebilirisiniz.
-Ayakkabılarınızın babet olması size şık bir görünüm kazandıracktır. Ancak ortopedik olmasına dikkat etmenizde fayda var.


Devamını okuyun...>>

İlk Buluşmada Neler Yapmalı ?

| 0 yorum

Özellikle bayanlar için ilk buluşma bir hayli öenmlidir. Çünkü bayanlar duruşlarına, görünüşlerine, giyim tarzına her zaman daha çok özen gösterirler. Herne kadar ilk buluşmada dış görünüş çok önemli olsa da karşı tarafta durum tam olarak böyle değildir. Erkekler daha çok davranışları dikkate alırlar. Bu nedenle güzelliğiniz kadar en az davranışlarınız da önemlidir. İşte ilk buluşmada bayanlara özel tüyolar:

Rahat olmaktan vazgeçmeyin
İlk buluşmanız rahat davranmanıza ve duygularınızı belli etmenize engel olabilir. Ancak ilk buluşmalarda her iki taraf da karşı tarafın kendisini beğenip beğenmediğini merak eder. Heyacana kapılıp duygularınızı göstermekten çekinmeyin. Eğer onu beğendiyseniz bunu davranışlarınızla hissettirin.

Sohbeti koyulaştırın ve sohbetten hem sizin hem de onun zevk almasını sağlayın. Ayrılırken ona güzel vakit geçirdiğiniz söyleyin ve bir sonraki buluşmayı beklediğinizi ona hissettirin. Ancak bir sonraki buluşma için teklifte bulunmayın. Bu adımı onun atmasını bekleyin.

Hesaba ortak olmayı teklif edin
Diyelim ki bir yemğe gittiniz ya da şık bir pastanedesiniz. Hesap gelince orada yokmuş ya da olayla ilgilenmiyormuş havası vermeyin. En azından hesabı ödeme teklifinde bulunun. Bu sizin samimi ve doğal oldugunuzu gösterir. Eğer kabul etmezse üstelemeyin ve her şeyi akışına bırakın.

Konuşmaktan vazgeçmeyin
"İlk buluştuğumda heyecanlanıyorum, ne yapabilirim" diyorsanız, sizin için tek çare konuşmak diyebiliriz. Erkekler hoş sohbet bayanları tercih ederler. Bu anlamda bolca konuşun ve birbirinizi tanımaya çalışın. Konuşurken de karşı tarafı kesinlikle sıkmayın. Buradaki en önemli nokta konuşurken sohbet ederken, birlikte keyif almayı sağlayın.

Ortak konular bulun
Bütün ikili ilişkilerde ilişkinin devamı için en önemli şey ortak paylaşımlardır. Sohbetlerinizde ikinizin de ilgi duyduğu konuları tercih edin. Onun ilgi alanlarını yakalamaya ve görmeye çalışın. Böylece sohbet gittikçe koyulaşacak ve birbirinizi daha iyi tanımış olacaksınız.


Devamını okuyun...>>

Kadınlar Neden Aldatır ?

Ülkemizde yapılan bilimsel bir araştırmaya göre bay-bayan ayırımı yapılmaksızın her 3 kişiden biri eşini ya da uzun süredir birlikte oldugu kişiyi aldatıyor. Oysaki İngiltere' de yapılan araştırmaya göre bayanların %51 'i eşlerini ya da sevgililerini aldatıyor. Ancak aldatan bayanların %24'ünün fiziksel geri kalan %27 'sinin de zihinsel olarak aldattığı ayrıntı olarak veriliyor. İşte aldatma konusu burada bayanlara özel bir hal alıyor, yani kadın, aklına ya da kalbine biri girdiği anda kendini aldatmış olarak kabul ediyor.

Yine bilimsel araştırmaya göre kadının aldatma sebepinin tamamen erkekler olduğu vurgulanıyor. Araştırmada; kadının aldatma sebepleri nelerdir sorusuna verilen yanıt ise bir hayli ilginç. Araştırmaya katılan bayanların tamamı aşk, sevgi, şefkat ve ilgi gördükleri ilişkilerde asla aldatmanın yaşanmadığını dile getiriyor. Ancak bayanların psikolojik sorunları olduğı durumlarda aldatmanın yaşandığı da gözleniyor.

Sonuç olarak manevi anlamda bir bayanın doyuma ulaşması durumunda aldatma ya da ihanet sözkonusu değildir. Ancak bu tez elbette psikolojik sorunların olmadığı varsayılarak dile getirilmektedir. Yoksa ne istedğini bilmeyen ya da sahip olduklarıyla mutlu olamayan bayanların aldatması anormal bir durum olarak adlandırılamaz.


Devamını okuyun...>>

Ayakkabı Alırken Nelere Dikkat Etmeli ?

| 0 yorum

Bayanlara özel bir zevktir, hatta kimi zaman hastallıktır ayakkabı sevdası. Ancak çoğu zaman ayakkabı alırken sadece dış görünüşüne ya da fiyatına bakarız ayakkabının. O dönemin modası ya da kredi kartının limiti en büyük etkendir ayakkabı seçimimizde. Fakat moda ya da cebimizdeki para kadar en az sağlığımız da önemlidir. Bu nedenle ayakkabı seçerken nelere dikkat etmemiz gerektiğini kalame aldık sizler için.

İçinin ve dışının tamamen doğal deriden yapılmış olması gerekir. Çünkü deri nefes alan ve doğal bir madde olduğu için ayağın nefes almasını ve terin dışarıya atılmasını sağlar. Böylelikle ayak kokularının da bir nebze önüne geçmiş olursunuz. En önemli kural ayakkabı seçerken kullanılan malzemenin kaliteli ve %100 deri olmasıdır. Dana ve oğlak derisi ayakabbı sektröündeki en iyi deriler arasındadır.

Ayakkabı seçiminde hangi özelliklere dikkat etmek gerekir ?
1.) Ayakkabıda kullanılan malzemenin gerçek ve kaliteli deri olması gerekir. Ayakkabının içinde kullanılan malzemenin de özellikle pedin kaliteli olması da önemli bir husustur.

2.)Ayakkabı alırken iç kısımda Ped konusunda son derece dikkat etmelidir zira ayak sağlığı için ped çok önemlidir. Günüzde ayakkabı için kullanılan pedlerin antibaktariyel olanları da üretilmiş ve böylece ayaktaki mantarların büyük kısmının önüne geçilmiştir.


3.) Satın almak istediğiniz ayakkabının sizin ayağınızın kalıbına uygun olmasına dikkat edin. Ayakkabı ayağınızın anatomisine uymalı ve eklemlere zarar vermemelidir. Özellikle yüksek topuklarda kalıba çok dikkat edilmelidir. Ayakkabının ayağınıza tam oturduğundan ve kalıp olarak ortopedik oldugundan emin olmadan ayakkabı almayın.


Devamını okuyun...>>

Pilates Nasıl Yapılır, Pilates Hareketleri (Resimli)

| 5 yorum

Siz bayanlara özel;
Pilates' in nasıl yapıldıgını anlatmaya çalıştıgımız bu resimlerde, resimleri büyütmek için lütfen resimlerin üzerine tıklayınız.














































































NOT: Resimleri büyütmek için resimlerin üzerine tıklayınız...! Pialatesin faydaları hakkında bilgi almak isterseniz, buradaki yazımıza bakabilirsiniz.


Devamını okuyun...>>

Pantolon Seçerken Nelere Dikkat Edilmeli ?

| 0 yorum

Eğer geniş kalçalara sahipsen, düşük bel pantolonlar tam sana göre. Çapraz cepli pantolonlar, poponu her zaman daha kalkık ve seksi gösterir. Bacak boyun kısaysa, çizgili pantolonları denemelisin. (Umarız tekrar moda olurlar)

Pantolonunu asla denemeden alma! Kabin önünde uzun bir kuyruk olsa bile. Eğer çok ince değilsen, vücuda oturan pantolonlardan her zaman uzak dur! Göbeğin varsa, düşük bel pantolonların yakınından bile geçme!

Bacakların Uzunsa
Bilek üzerinde biten jean pantolonlar sana çok yakışır. Ama eğer kalçan ideal ölçülerde değilse, cepleri belirgin olan modelleri tercih etmelisin

Basenlerin Genişse
Kalçadan paçalara kadar dümdüz inen pantolonlarla lipocaction yaptırmış gibi durabilirsin. Şaka yapmıyoruz, dene ve gör! Ama asla altına dümdüz sandalet giyme, bir çuval inciri berbat edebilirsin!

Yeterince İnceysen
Bacak şeklinin önemi yok, eğer ince bir vücuda sahipsen bu tarz pantolonlarla stil sahibi bir görünüm elde edebilirsin. Altına da topuklu ayakkabılarını giydin mi tamamdır!

Göbeğin Varsa
Göbeğinden kurtulmanın en iyi yolu düzenli olarak mekik çekmek! Ama eğer egzersize yeteri kadar vakit ayıramıyor ama yine de modelleri kıskandıracak bir vücuda sahip olmak istiyorsan bu tarz pantolonları dene. Hem yüksek bel bu kadar modayken!

Çok Zayıfsan
Eğer kürek kemikleri bile sayılacak kadar inceysen pantolon giymekten nefret edebilirsin. Yine de iyi düşün! Bu çuvalımsı pantolonlarla pekala balıketi kıvamında görünebilirsin. Ayrıca çok cool göründüğünü de hatırlatalım! Çok zayıf bayanlara özel nice güzellikte pantalonlar var, kesinlikle denemekten vazgeçme.

Kalçaların Genişse
Dikkati tamamen bu bölgeden uzaklaştırmaya ne dersin? Belki inanmayacaksın ama cepli, spor modeller seni çok daha ince gösterecek. En azından arkadan!


Devamını okuyun...>>

Nasıl Daha Seksi Olabilirim ?

| 0 yorum

Kendinizi seksi hissedin!
Odadan çıkarken size bakıldığını hissedip, döner ve odadaki erkeklerin sizi seyretmesini engeller misiniz?

Seksi bir bayana hiç yakışmayan bu hareketleri tedavi etme zamanı geldi? Bu yazıyı okuduktan sonra özgüven eksikliğinden eser kalmayacağını ve seksapelinizin patlamaya hazır bir bombaya dönüşeceğini söylesek inanır mısınız? Hayır diyorsanız, siz yazımızdan yüzde yüz yararlanacak kişisiniz demektir!

Kendinizi olumsuz eleştirmeyi bırakın!
Göbeğim var, popom büyük, burnum çirkin gibi çeşitli olumsuz düşünceler beynimizi kemirir durur. Şu an itibari ile bu cümleleri kullanmayı kendinize yasaklayın.

Bir çok bayan bunu yapar, kendi hakkındaki önyargılarını baz alarak, kendisi hakkında olumsuz cümleler kurar. Özellikle vücudunuzla ilgili özgüvene kavuşmak istiyorsanız, bu cümleleri kurmayı bırakın.

Aşağıdaki kuralları benimseyin ve uygulayın!
• Vücudunuzla ilgili espri yapmak için bile dalga geçmeyin.

• Aklınıza kendinizle ilgili olumsuz değerlendirmeler gelince, kendiniz için avukatlık yapın.

• Vücudunuz hakkında emin olmadığınız fikirlerle karşılaşırsanız, doğru söylediğine inandığınız kişilere başvurun.

• Kendiniz hakkında olumsuz düşüncelere kapıldığınızda, güzel fotoğraflarınıza bakın.

Görüntünüzden Korkmayın!
Erkekler sizi seyrettiğinde rahatsız mı olursunuz, yoksa bundan zevk mi alırsınız? Evin içinde temizlik yaparken bile sevgiliniz tarafından seyredilmek size mutluluk vermeli. Asla aklınıza acaba nasıl görünüyorum sorusunu getirmeyin.

Şunu daima hatırlayın: Erkekler sizin belli bir yerinize bakmaz ki o yerin kusurunu bulsunlar, onlar toptan değerlendirme yapar ve ayrıca beğenmedikleri şeye asla bakmazlar. Yani sizi seyrediyorlarsa, beğendikleri içindir.

Bu önerileri de dikkate alın!
• Banyoda geçirdiğiniz zamanı uzatın. Çıplak görüntünüze ne kadar alışırsanız, başkası tarafından seyredilince o kadar rahat edersiniz.

• Kendinize yeni bir yürüyüş yaratın. Yürürken kendinize güvendiğinizi belli etmelisiniz.

• Kendinizi kötü hissettiren bir toplulukla olduğunuzda kenara çekilip sıkılmak yerine, ortamdaki erkeklerle flört edin.

Kendinizi kimseyle kıyaslamayın!
Genetik yapınıza kızıp, neden top modeller gibi bir fiziğe sahip olmadığınıza hayıflanmak boşu boşuna zaman kaybı. Bu davranış size hiçbir şey getirmeyeceği gibi, kendinizi kötü hissetmenize yol açar.

Başka bayanlara bakıp onların neden sizden daha güzel olduklarını düşünmek gereksiz. Kimse dört dörtlük değildir. Sorsanız o bayanların da kendileriyle ilgili beğenmedikleri tarafları vardır.

Siz siz olun, zaaflarınızdan çok güçlü yanlarınızı düşünün.

Bu önerileri dikkate alın!
• Seksi taraflarınıza yoğunlaşın. Çünkü erkeklerin çoğu top model görünümünde bir sevgili aramazlar.

• Kendinizi olduğunuz gibi kabul etmek zorundasınız, başka alternatifiniz yok. Başka bayanların güzel yanlarını düşünmeye başladığınızda, kendinizinkileri de aklınıza getirin.

• Başkalarına kendinize gösterdiğinizden daha fazla tolerans göstermeyin.


Negatif tepki aramayın!
Sistem şu şekilde işliyor; bu ayakkabılar ayaklarımı kocaman gösteriyor değil mi? Ya da Beyaz pantolonlar popomu kocaman gösterir gibi cümleler insanlardan illaki negatif görüş istiyormuşsunuz gibi bir izlenim uyandırır.

Belki alçakgönüllü görünmek istiyorsunuz ama bunlar aslında özgüven eksikliğini gösterir.


Bu önerileri de dikkate alın!
• Bu tür cümleler söyleyip insanlardan ah ne alakası var şeklinde tepkiler bekliyorsanız, yanlış yapıyorsunuz.

• İltifatları kabul etmeye çalışın. Fazla alçakgönüllü olmayın.

• Asla rahatsız olmayın, ya da rahatsız olduğunuzu belli etmeyin.

• Vücut dilinizle özgüven gösterirseniz, insanlar size daha farklı yaklaşacaklardır.

• Bir Pazar gününü kendinize ayırın ve hangi kıyafetlerin size yakıştığını tespit edin.

• Seksi iç çamaşırları kullanın.


Devamını okuyun...>>

Sütyen Seçimi Nasıl Olmalıdır ?

| 0 yorum

Sutyen Seçerken Nelere Dikkat Edilir?
En güzel tişörtü almadan önce, en doğru sutyeni seçmeyi öğrenirsen, üzerine giydiğin her şeyin harika görünmesini de garantilemiş olursun.

Yapman gereken ilk şey, sutyen bedenini belirlemek. "Sutyen bedenemi nasıl belirlerim" dediğini duyar gibiyim. Şimdi eline mezurayı al ve geç aynanın karşısına.


1.Adım: Göğüslerinin altından, göğüs kafesinin ölçüsünü al. Bulduğun rakama 5 cm ekle. Örneğin 75 cm ölçtüysen; 75 + 5 = 80 cm senin doğru beden ölçün.

2.Adım: Göğüslerinin en dolgun olduğu yerden göğüslerinin etrafını ölç. Daha önceden bulduğun beden ölçünü yeni bulduğun rakamdan çıkar.Böylece kup ölçünü bulmuş olacaksın.

Örneğin kup ölçün 82,5 cm ve beden ölçün 80 cm ise; 82,5 ? 80 = 2,5 cm, yani aşağıdaki tabloya göre kup ölçünü A olarak bulacaksın.

3.Adım: Son olarak kup ve beden ölçünü birleştirerek doğru sutyen bedenini bulabilirsin. Yani örnek hesaplamamıza göre; 80A.

Beden ölçün + kup ölçün = Sutyen ölçün

Kup ve beden farkı kup bedeni

2.5 cm------------------------ kup A
5 cm-------------------------- kup B
7.5 cm------------------------ kup C
10 cm------------------------- kup D
12.5 cm----------------------- kup DD


Bir sutyenin sana uymadığını nasıl anlarsın?
- Sutyenin arkası sürekli yukarı doğru çıkar.

- Çıkardığında teninde iz bırakır.

- Göğüslerinin arasındaki kısım vücuduna oturmaz, havada kalır.

- Sutyenin askıları omuzlarından düşer.


İpucu: Vücudun sürekli geliştiği için sutyen ölçün de değişir. Hatta sen kilo alıp vermesen bile sutyen bedenin değişebilir, bu yüzden en azından yılda bir kere göğüs ölçünü kontrol etmelisin.


Göğüslerimi büyük göstermek için ne yapmalıyım:
Destekli ve yarım kesim sutyenleri tercih etmelisin.
Daha dolgun bir görüntü sağlayan bu sutyenler, ayrıca dekolte ya da V yakayla giymek için de uygun.

Göğüslerimi küçük göstermek için ne yapmak için ne yapmalıyım:
Göğüslerini çok saran sutyenler onları toparlayarak, yayılmalarını ve böylece daha büyük görünmelerini engelleyecektir.


Devamını okuyun...>>

Makyajda ve Güzellikte Yapılmaması Gerekenler

Dıştan çekilen dudak kalemi, patlamak üzere olan sivilcenin sıkılması, abartılı göz makyajı... Bunlar sıklıkla yapılan güzellik hatalarından sadece bazıları.

Modası geçen ve bayanı güzelleştirmekten çok, çirkinleştiren bu hatalardan kurtulmanın artık zamanı geldi galiba!

Saçlarını kesme!
Saçlarına bir türlü şekil veremediğinden şikayetçisin. Bir gün kafan bozuluyor ve alıyorsun makası eline. Biraz daha biraz daha derken, bir de bakıyorsun saçlar uçmuş gitmiş!

Bu durumda: Ya son derece cool bir tavırla arkadaşlarına "Aaaa! Bu saç şekli şimdi çok moda, yoksa haberiniz yok mu?" diyeceksin ya da uzuuuun bir süre nereye gidersen git, şapkayla dolaşacaksın.

Ne yapmalısın? Kuaföre gitmeme konusunda ısrarlıysan, o zaman bir arkadaşından yardım al. Saçların düzse ve arkadaşına güveniyorsan bunu deneyebilirsin. Ama sakın saçlarına şekil verdirmeye falan kalkma!


Sivilcelerini sıkma!
Şimdi bunu yapmamak mümkün mü? Günlerdir beklediğin partinin sabahında, bir bakıyorsun çenende kocaman bir sivilce! İçinden ona öldürücü bir darbe indirmek geliyor. Hem de tırnaklarınla. Sonra bu masum sivilce, koca bir canavara dönüşüyor ve yüzünün tamamını kaplıyor. Şimdi git bakalım partiye!

Ne yapmalısın? Sivilcenin üzerine limonla karıştırılmış talk pudrası sür ve akşama kadar beklet. Böylece sivilcenin daha fazla büyümesini engellemiş olursun.


Parlak kırmızı ruj sürme!
Biliyoruz, kırmızı ruj gerçekten çok seksi! Ama eğer dişlerin yeterince çarpıcı değilse seksi olmak bir yana çok itici görünebilirsin.

Ne yapmalısın? İlla kırmızı ruj kullanmak istiyorsan, biraz daha soft tonlarını denemelisin.

Şeftaliye yakın açık kırmızılar, uygun göz makyajıyla çok iyi gider.


Dudak kalemi kullanma!
Eğer canın Seren Serengil'e benzemek istiyorsa, o başka! Ama normal şartlarda dudak kalemi kullanman, hele ki onu dudaklarından taşırarak daha dolgun göstermeye çalışman en büyük hatalardan biri. Hem çok yapay görünüyor, hem de kesinlikle amaca hizmet etmiyor.

Ne yapmalısın? Dudakları daha dolgun göstermenin en kestirme ve en doğal yolu, parlak ve açık renk ruj kullanmak! Açık renkler, yüzeyi daha büyük göstereceğinden, istediğin efekti yakalayabilirsin.


Nasırlarını jiletle alma!
Bazen yanlış ayakkabı giymek yüzünden istenmeyen nasırlar oluşabilir ayakta. Ama bunun çözümü kesinlikle onları jiletle almak değil. Bu hem çok tehlikeli, hem de bir süre sonra yeniden oluşabilme olasılığı var.

Ne yapmalısın? Eğer düzenli olarak pedikür yaparsan, ayaklarında nasır oluşma olasılığını en aza indirirsin.

Oluşmuş nasırların ise mutlaka tedavisi yapılması gerek. Bunun için, eczanelerde bulabileceğin nasır bantlarından yararlanabilirsin.


Kaküllerini fazla uzatma!
Şu sıralar uzun kaküller çok moda. Ama bu fazlasıyla işlevsiz. Hem bütün yüzünü kapatıyor, hem de şeklini uzun süre muhafaza etmek imkansız olduğundan, sürekli elinin saçında olması gerekiyor. Üstelik minyon yüzlü ve dar alınlılarda hiç güzel durmuyor.

Ne yapmalısın? Her şeyden önce uzun kakülü, geniş bir alına sahipsen denemelisin. Aksi taktirde, yüzün olduğundan daha da küçük görünecektir. Şeklini muhafaza etmek içinse, köpükten faydalanabilirsin.

Bunun için önce kaküllerini iyice köpükle. Ardından büyük bir fırça yardımıyla içe doğru kıvırarak fönle. Böylece saatler boyu dayanabilen kaküllere sahip olursun.


Uzun tırnaktan vazgeç!
Uzun tırnak modası 80'lerde kaldı. O zamanlar tırnaklar olabildiğince uzatılır, üzerine de kırmızı oje sürülürdü. Eh, artık sene 2008! Yani artık bu moda çok çok çok "out"! Ne yapmalısın? Tırnak uzatma fikrinden vazgeç. Tırnaklarını kes ve küt olarak törpüle. Üzerine de istediğin renk ojenden sür.


Göz makyajını abartma!
Biliyoruz vampirella gözler şu sıralar çok moda. Ama bu, ancak profesyonel ellerden çıktığında güzel görünüyor. Makyaj yapmayı sevmiyorsan ve göz makyajının nasıl yapılacağına dair bir fikrin yoksa bundan vazgeç.

Ne yapmalısın? Sadece göz rengine uygun bir kalemle gözlerini çerçevelendir ve aynı renkte bir maskara kullan.


Devamını okuyun...>>

Kalça Sıkılaştırıcı Egzersizler - Hareketler ( Resimli )

Sıkı, biçimli ve dik kalçalar için ne yapmalıyım ?
Eğer siz de biçimli, dik, ve sıkı kalçalar isteyen bayanlardansanız dogru yazıyı okuyorsunuz demektir. Sıkı kalçalar hiçbir bayana özel değil, siz de belli çalışmalarla hayal ettiğiniz sıkı ve biçimli kalçaları elde edebilirisiniz.. Nasıl mı? Yapmanız gereken yazının devamındaki egzersezleri her gün en az bir kere yapmalısınız.

Isınma haraketlerini asla ihmal etmeyin.
Egzersize başlamadan önce, mutlaka ısınma ve esneme hareketlerini yapın. Böylece kaslarınızı ısıtmış olacak ve egzersizleriniz daha başarılı olacaktır.

İlk hareket için dizlerinizin üzerine çökün ve dik bir şekilde durun. Elinize aldığınız bir ip ya da bu amaçla kullanacağınız bir kumaş size yardımcı olacaktır.

İpi dizlerinizin hemen üzerinde olacak şekilde tutun. Bir yandan kendinizi iple geri doğru çekerken, bir yandan da vücudunuzun dik formunu bozmadan ileri doğru itin ve bu esnada kalçalarınızı sıkın.

Bu hareketi 10'ar saniyeden 4'er kez tekrarlayın.






Minder kullanabilirsiniz.
Yapacağınız yer hareketleri için minder kullanırsanız, sırtınız ve omuzlarınız acımayacaktır.

İkinci hareketi yapmak için yere uzanın. Bacaklarınızı dizlerinizden kırın ve bu haldeyken sağ bileğinizi, sol dizinizin üzerine koyun.

Omuzlarınız yerde kalmak kaydıyla, bu pozisyondayken kendinizi kaldırabildiğiniz kadar yukarı kaldırın. Yine ilk pozisyonda kullandığınız ipi kullanarak bir yandan kendinizi iple aşağı çekerken, Bacaklarınızı ve kalçanızı kullanarak yukarı itin. Bu hareketi yaparken de kalçalarınızı sıkabildiğiniz kadar sıkın.

Bu hareketi de 4'er tekrardan 10'ar saniye yapın ve daha sonra bacak değiştirin.

Köprü şeklinde durun.
Sıradaki hareket için, dizlerinizin ve dirseklerinizin üzerinde, bir köprü oluşturacak şekilde durun.

Sol bacağınız yerde sabit dururken, sağ bacağınızı kırık bir şekilde yukarı doğru kaldırıp indirin. Bacağınızı kaldırdığınızda sırtınızın, kalçanızın ve bacağınızın dizinize kadar olan kısmının düz olmasına dikkat edin.

Bu hareketi önce sağ bacak, sonra da sol bacak olmak üzere 25'er kez tekrarlayın.



Yer hareketlerine devam!
Minderinizin üzerine oturun ve sol bacağınızı karnınıza doğru çekin. Diğer ayağınızı da geriye doğru hafifçe uzatın.

İpi sağ ayağınızın altından geçirin ve bu ip yardımıyla bacağınızı kendinize doğru çekin. Bu hareketi yaparken kalçalarınızı sıkmayı unutmayın!

Bu hareketi 15'er saniyeden 2 tekrar şeklinde yapabilirsiniz. Bacak değiştirmeyi unutmayın....


Artık ayağa kalkıyoruz!
Yer hareketlerini bitirdik, şimdi sıra ayakta yapılan hareketlerde...

İlk olarak ipin iki ucunu birleştirin. Daha sonra ipi sol ayağınızın altına alın ve diğer ayağınızla yukarı doğru çekebildiğiniz kadar çekin

İki ayağınızla da aynı işlemi uygulayın ve bu hareketi yapabildiğiniz uzunlukta, yapabildiğiniz kadar çok tekrarla yapın.


Bir sopadan yardım alın!
Bu hareketi yaparken uzun bir sopadan, bir oklavadan ya da bir şemsiyeden yararlanabilirsiniz.

Ayaklarınızı omuz hizanızın genişliğinde açın. Oklavayı omuzlarınızın üzerine koyun ve iki ucundan tutun. Dizleriniz kırık bir şekilde bir süre bekleyin.

Daha sonra aynı pozisyondayken çömelip kalkın. Bu hareketi 10'ar tekrardan 2 kez yaptıktan sonra, bir bacağınızı öne alarak, öne doğru kendinizi itin.

Bu hareketi de her iki bacağınızı sırayla kullanarak 10'ar kez tekrarlayın.

Sıra son harekette...
Son olarak yine ayaktayız ve ayaklarımızı omuz hizasında açıyoruz. Düğümlediğimiz ipi bu kez ayak bileklerimize geçiriyoruz ve bir ayağımız yerdeyken, diğeriyle çekebildiğimiz kadar kuvvetli çekiyoruz.

Bu hareketi 15' er saniye süreyle 2'şer kez tekrarladıktan sonra antrenman bitmiş oluyor.

Her gün yarım saatinizi bu egzersizlere ayırırsanız, siz de fit kalçalara sahip olabilirsiniz.


"ekolay.net"


Devamını okuyun...>>

Doğum Kontrol Hapları ve Yanlış İnanışlar

Doğum kontrolde neden bu kadar önyargılıyız.....
Birçok bayan doğum kontrol haplarıyla ilgili kulaktan dolma bilgilere sahiptir ve doktoruna dahi danışmadıgı halde dogum kontrol haplarının yan etkilerinden bahseder. "Doğum kontol hapları kilo aldırır. Kısırlığa neden olur, kıllanmayı artırır, erken menepoza sebep olur" gibi...

Yanlış bildiklerimizin doğrularını Jinekolog Kağan Kocatepe'den öğrenmeye ne dersiniz?

Doğum kontrol hapları kilo aldırır mı?
Doğum kontrol haplarındaki progesteron (yumurtlamadan sonra salgılanan hormon) türevi maddeler, vücutta su tutulmasına neden olabilir. Vücutta biriken madde su olduğu için kalıcı bir kilo değişikliğinin olması düşünelemez.

Yine doğum kontrol hapları beyinde açlık merkezine etki ederek iştah artışına neden olabilir. Bu etki de kişiden kişiye değişmektedir. Günümüzde kullanılan düşük dozlu (yani 35 mikrogram ve daha düşük miktarlarda östrojen içeren) haplar, kullanan kişinin iştahını artırabilir. Buna bağlı olarak gıda alımının artması sonucu kilo artışına neden olmaları beklenmez.

Peki Ne Yapmalıyım ?
Doğum kontrol haplarından kaçınmanızın tek nedeni kilo almaktan korkmanız ise doktorunuza bu durumu bildirin. Belki de bu durumda en iyi çözüm hapları 4 ay boyunca kullanmak ve 4. ay sonunda sonucu değerlendirmektir. Bu süre sonunda haplar size kilo aldırdıysa başka yöntemlere geçiş yapabilirsiniz.

Doğum kontrol hapları tüylenme yapar mı?
Günümüzde kullanılan doğum kontrol haplarının içeriğinde progesteron türevli ilaçlar yer almaktadır. Bu ilaçların testosteron ("erkeklik hormonu") benzeri etki yapması olasıdır. Ancak bu sonuç varsayım olmakla beraber, hapların yapımında en az testosteron etkisi bulunan progesteron türevi ilaçlar kullanılır. Bu yüzden günümüzde kullanılan hapların tüylenmeyi artırması beklenmez.

Aksine tüylenme tedavisinde doğum kontrol hapları birinci basamak tedavi olarak uzun zamandan beri kullanılmaktadırlar.

Doğum kontrol hapları kısırlığa neden olur mu?
Hapların kalıcı hormon bozukluğu yaptıklarına dair hiçbir bilimsel veri ve ispat yoktur. Teorik olarak da mümkün görünmemektedir. Kişisel farklılıklara bağlı olarak yumurtlamanın (yani gebe kalabilirliğin) geri dönüşü bir-iki ay gecikebilir. Bu süreden daha fazla bir gecikme oldukça nadir görülen bir durumdur.

Doğum kontrol hapları bayanlara doğurganlık üzerinde hiçbir etki yapmaz. Yani haplara başlamadan önceki doğurganlık oranınız ne ise haplara başladıktan sonraki doğurganlık oranınız da aynı olacaktır.


Dikkat edilmesi gereken nokta kadının doğum kontrol hapını kullanma süresidir. Örneğin 30 yaşında hap kullanmaya başlamış bir bayan, kullanıma 5 yıl sonra ara verdiğinde doğurganlığı azalmış olacaktır. Bu azalmanın nedeni 5 yıl boyunca hap kullanması değildir. Doğurganlık yaşa bağlı olarak haliyle azalacaktır.


Doğum kontrol hapları kansere neden olur mu?
Elimizdeki veriler doğum kontrol haplarını kullanan bayanların rahim ve yumurtalık kanserinin ortaya çıkma riskini azalttığını göstermektedir.

Doğum kontrol haplarının rahimağzı kanseri üzerinde bir etkisinin olması düşünülemez. Bununla beraber, hap kullanan kadınlarda, rahimağzı kanserlerinin öncüleri daha sık yakalanmaktadır. Bunun nedeni muhtemelen hap kullanan kadınların yıllık jinekolojik muayenelerini aksatmamalarıdır. Diğer nedeni de; rahimağzı kanseri öncüsü lezyonların papsmear kanser tarama testiyle henüz belirti vermeyen bir aşamada saptanabilir olmasıdır.

Doğum kontrol hapları her gün aynı saatte alınmazsa gebe kalır mıyım?
Doğum kontrol haplarını kullanırken hatırlamanız gereken yanlızca şudur! Günde bir kez ve günün aynı zaman diliminde (tercihinize göre sabah, öğlen veya akşam) Bir günden diğerine üç dört saatlik bir farklılığın hiçbir olumsuz etkisi yoktur.

Bir gün hap almayı unutursanız, ertesi gün iki tane birden aldığınızda hapların koruyuculuğunda bir azalma olmaz. Bunu alışkanlık haline getirmediğiniz sürece her adet döngüsünde, doğum kontrol hapını almayı bir veya iki kez unutmanızın hapların koruyuculuğu üzerinde olumsuz bir etkisi olmaz.

"ekolay.net"


Devamını okuyun...>>

Dökülen, Yağlanan ve Hacimsiz Saçlara Çözüm

| 3 yorum

Saçlarım dökülüyor ne yapabilirm, saçlarım dökülüyor tedavi yöntemleri nelerdir, saçlarım elektrikleniyor ve saçlarım kabarıyor ne yapabilirim diyen bayanlardan mısınız? O halde bu yazı saçları dökülen bayanlara özel çözüm yöntemleri içerdiği için tam size göre. Ancak yine de doktorunuza başvurmanızı önreiyoruz.

Elektriklenen saçlar için...
Ani ısı değişimleri saçların yapısını zorlamaktadır. Bu denenle saçlar da elektirik birikir. Saç telleri havaya uçuşur ve dağınık, hoş olmayan bir görüntü oluşur. Özellikle bu durum düz saçlı bayanlarda daha çok görülür.

Elektriklenen saçlar için ne yapmalı: Elinizle şekillendirici kremi saçlarınıza sürün. Ancak elinzin içinde kremin yayılmış olmasına dikkat edin ve mümkünse bitki özlü ya da doğal kremler kullanmaya çalışın.

Eğer aceleniz varsa ve krem sürecek vaktiniz yoksa saçlarınızı suyla hafifçe nemlendirebilirsiniz.

Mümkün olduğunca düzenli olarak yapılandırma kürleri ile saçınızın nem dengesini koruyun ve plastik tarak yerine ağaçtan ya da kemikten yapılmış doğal taraklar kullanın.


Çabuk yağlanan saçlar için...
Saçlarda yağlanmanın birden çok nedeni olabilir. Hormon düzensizliği ile yağ bezelerinin gereğinden fazla çalışması, stres, kalıtsal etkenler ..gibi nedenler saçların yağlanmasına neden olur.

Çabuk yağlanan saçlar için ne yapmalı: Öncelikle yağlı saçlar için şampuanlar kullanmaya başlayın ve de saçınızı ılık suda yıkayın. Yıkarken de saç diplerinize hafifçe masaj yapın. Saçınızı şampuanladıktan sonra soğuk su ile durulayın ve yüksek ısılı fönlerden kaçının. Hatta fönün ilk ayarını kullanın.

Eğer saçlarınız yağlanmış ve de yıkamaya vaktiniz yoksa ıslak saç jölesini saçlarınıza sürün. Sivri uçlu bir tarak kullanarak saçlarınızı şekillendirin.

Çabuk yağlanan saçlar için ne yapmalı: Bitkisel öz içeren haftalık kürler kullanın. Böylece yağ bezlerini sakinleştirir ve saçın ihtiyaç duyduğu nemi sağlamış olursunuz. Ayırca yağlı saçları çok sık tarmamaya, şekillendirici köpük ya da sprey kullanmamaya dikkat edin. Saçınızın nem denegsini korumuya çalışın.

Hacimsiz görünen saçlar için...
İnce ve düz saçlı bayanlarda daha çok görülen bir durumdur. Aşırı bakım saçların yapısını ve şeklini bozduğu için saçlar hacimlerini yitirirler.

Hacimsiz görünen saçlar için ne yapmalı: Saçlarınızı güzel bir duştan sonra şekillendirici kremler ile kuvvetlendirin. Arzu ederseniz bu kremleri saçlarınızın uçlarına da sürebilirsiniz. Ve sonra saçlarınızn ayrıldığı çizginin ters yönüne doğru fön çekin.

Ayrıca saçlarınızı özel arındırıcı şampuanlarla, yine saç diplerine masaj yaparak iyice yıkayın ve çok iyi durulayın. Duştan sonra saçlarınızı güçlendirmek için onarıcı, hacim verici ürünler ve bakım kremleri uygulayın. Aynı zamanda daha güçlü saçlar için 2 ayda bir saçlarınızı kestirin.

Mat görünen saçlar için...
Saçları yoran ve onlara zarar veren bir çok faktör vardır. Bunların en başında kolrlu su (havuz), kirli hava, rüzgar, perma ya da saç boyama, asşırı ısı (kurutma esanasında ya da duş esanasında saça uygulanan sıcaklık gibi.) Bu gibi nedenlerle saçlar ışık yansıtmaz, bakımsız-mat bir görünüm kazanır.

Mat görünen saçlar için ne yapmalı: Elma sirekesini ya da limon suyunu soğuk suyla konsantre hale getirin. Bu konsantre ile saçlarınızı durulayın. Böylece saçınız düzleşecek ve canlılık kazancaktır. Yıkama esnasında saçınızı çok iyi durulayın. Bakım yağları içeren ürünler kullanın.

Mat görünen saçlara en az haftada bir kez bitki proteini içeren kürler uygulayın. Multivitamin kürlerin saçlara sağlık ve parlaklık verdiğini de unutmayın.

Çok sık dökülen saçlar için...
Saç dökülmesinin nedenleri farklı farklı olabilir.Hormonal düzensizlikler, ilaçların yan etkileri, kansızlık, çinko eksikliği, uzun süreli geçirilen hastalıklar, testestron, stres...

Çok sık dökülen saçlar için ne yapmalı: Eğer saçınız dökülüyorsa ilk olarak nedenini araştırın. Bu tür saç dökülmelerinde kesinlikle doktorunuza danışın. Kan tahlili, hormonların düzeyleri, kullanılan ilaçlar, stres faktörünün olup olmadığını iyice tetkik ettirin. İlaçla tedavi şekli ve saç mezoterapisi önerilebilir. İlaçla tedavide ağızdan verilen ilaçların sayesinde kıl kökleri vücut tarafından beslenir.

Saç mezoterapisinde ise kıl köklerini besleyen vitaminler ve kan dolaşımını artırıcı ilaçlar doğrudan kıl köklerine çok ince uçlu kılcal iğneler aracılığıyla enjekte edilir. Haftada bir seans, toplamda 8-10 seans süren bu işlemler neticesinde saç dökülmesi tamamen engellenmiş olup yeni saçların çıkması ile birlikte saçlarda dolgunluk, hacim artışı, parlaklık, saç kalitesinde yumuşama görülür.


Devamını okuyun...>>

Cinsel Çekiciliğin Sırları Kaleme Alındı

Neden hep çirkin erkeklerin yanında güzel kadınlar vardır? Dolgun hatlar daha mı çekicidir? İlk görüşte aşk var mıdır? Sosyal sınıflar çekicilik anlayışını belirler mi?

İngiliz psikolog Viren Swami ve Adrian Furnham “ Physical Attraction” (Fiziksel Çekicilik) adlı yeni kitabında bu soruların yanıtını veriyor.

Dolgun hatlar daha mı çekici?
Yuvarlak, dolgun hatlar erkekler tarafından daha çekici bulunur! Evet, yakın geçmişe kadar bu böyleydi.

Psikolog Viren Swami'ye göre ise artık dolgun hatlarla sadece orta ve düşük ekonomik sınıf mensupları ilgileniyor.

Bir de yaşı ortayı çoktan geçmiş olanlar! Yaşları 17-25 arasında değişen 100 erkek öğrenci üzerinde yapılan araştırma, erkelerin dolgun değil, olabildiğince ince, hatta sıska bayanlardan hoşlandığını gösteriyor.

Sosyo ekonomik statü olarak AB+ olarak adlandırılan yüksek tabaka mensubu erkekler de zayıf bayanları tercih ediyor.

Büyük göğüsler neden çekicidir?
Göğüsler, bayan cinselliğinde her zaman ön planda oldu. Özellikle büyük göğüsler!

Ancak bu tercih son 10 yılda giderek değişime uğradı ve şu noktaya geldi: Erkekler büyük ve sarkık bir göğüsten çok küçük ama mümkün olduğunca simetrik göğüsleri tercih ediyor.

Eskiden ideal boyut, bir erkeğin avuç içini doldurabilecek kadardı. Şimdi ise 75 B veya 80 B ideal boyut olarak adlandırılıyor.

Neden uzun boylu erkekler tercih edilir?
Bayanlar da erkekler de partnerlerini uzun boylu olanlardan seçiyorlar. Aslında uzunlu boylu sevgili isteme bayanlara özel bir olgudur ancak erkekler de en azından bunu bir kez olsun deniyorlar! Çünkü uzun boy; sağlık, gösteriş ve zarafetle eş anlamlıdır.

Kadınlar uzun boylu erkekleri seçerken, doğacak çocuklarının genlerinin de benzer olmasını istiyor. Neslinin sağlıklı devam edebilmesi için bu gerekli.

Aynı şekilde erkekler de uzun boylu kadınların daha dayanıklı, doğumlardan daha az hasarla kurtulabilen, sağlıklı genlere sahip olduklarını “hissediyorlar”.

Her iki cins için de uzun boy toplumsal statüde bir avantaj sağlıyor. Örneğin uzun boylu bir erkeğin ailesini daha çok sahiplendiği, daha çok koruyucu, kollayıcı olduğu düşünülüyor.


Şişman biri çekici olabilir mi?
Physical Attraction kitabının yazarı psikolog Viren Swami, bu soruya eğer Peru, Meksika veya Tanzanya gibi ülkelerde yaşamıyorsa “Hayır” cevabını veriyor.

Şişman birinin çekici bulunması her iki cins tarafından da çok zor. Çünkü obezite direkt olarak doğurganlığı engelleyen bir durum.

Cinsel çekicilik=Cinsel ilişki=Çocuk olarak düşünüldüğünde, zaten şişman biri daha en başından şansını yitirmiş oluyor.

Ancak sosyo ekonomik olarak daha düşük seviyedeki toplumlarda şişmanlığa yüklenen anlam, iyi beslendiği ve doğurganlığının doruğunda olduğu yönünde.


Cinsel çekicilikle yaş ters orantılı mı?
Eskiden öyleydi. Bir kadının doğurganlık yaşının sona erdiği 40-45'lı yaşlarda yeni bir partner bulması çok daha zordu.

Ama şimdi, yaştan daha çok kişinin bakımlı olması, kendine olan güveni ve yaydığı cinsel elektrik çok daha önemli.

Bu durum eskiden erkekler için geçersiz kabul edilir. Erkelerin yaşlarının cinsel çekicilikte önemli olmadığı vurgulanırdı.

Yapılan araştırmalar erkeklerin de en az kadınlar kadar kendilerine özen göstermelerini şart koşuyor.


Kel erkekler daha mı çekici ?
Yazar psikolog Viren Swami'ye göre sadece bir mit. Kel erkeklerin testosteron hormonlarının daha çok çalıştığı yani daha çekici olduğu söylenir ama bu kesinlikle gerçek dışı.

Testosteronun fazlasının kıllanmaya neden olduğu doğru ama kelliğe neden olduğu yönünde henüz kesinleşmiş bir araştırma sonucu yok.

Swami'ye göre kel erkeleri daha çekici bulmak, tamamen kişisel bir tercih. Zaten bu da çok geçmişte kaldı. Yakında bütün erkekler saç ektirmek zorunda kalacak. Çünkü şimdi devir David Beckham, Johhny Deep devri.

Yüze düşen kâküller, hatta serseri görünümlü uzun saçlar, aslında iyi ve sağlıklı genlere sahip olunduğunun en güçlü kanıtı.

Neden hep çirkin erkeklerin yanında güzel kadınlar var?
Psikolog Viren Swami'ye göre bunun bilinen bir nedeni yok. Sadece varsayımlara göre açıklamak gerekirse; güzel kadınlar, hayatları boyunca çok fazla şeye kafa yormuyorlar.

Çoğunlukla iyi bir aileden geliyorlar. Sağlıklı beslendikleri ve bakımlı oldukları için güzel görünüyorlar. Belli bir yaşa geldiklerinde bir anda her şeyin başkaları tarafından yapıldığını fark ediyorlar.

Sonra da kendilerine ilgi gösteren, her işine koşan, deli gibi âşık erkeklerin yanında kendilerini babası gibi rahat ve emniyette hissediyorlar.


Devamını okuyun...>>

Erkeği Elde Etmenin ve Kendinize Bağlamanın Yolları

| 42 yorum

Hemen hemen her bayanın elde etmek istedigi biri olmuştur, hep onunla elele tutşmayı, beraber sinemaya gitmeyi hayal edip durmuşuzdur. Ancak bu bayanlara özel yazımızda, erkeği nasıl elde edceğimizin ve erkek arkadaşımızı nasıl kendimize bağlayacağımızın 10 altın kuralını sizinle paylaşacagız. Bu kurallar neticesinde kesinlike gözde olacak ve istediginiz erkeği elde edeceksiniz. Ya da sahip oldugunuz erkek arkadaşınızı elinizde tutmanın yollarını ve kendinize bağlamanın yollarını öğrenceksiniz.

Erkeği, erkek aradaşımızı kendimize bağlamanın 10 altın kuralı !

1- Kendinize güvenin: Hiçbir şey, özgüven kadar etkileyici değildir. Arkadaşlarınızın fikirlerine kulağınızı tıkayın, özellikle de bayan arkadaşlarınızın ve kendine ne kadar güvendiğinizi ona hissettirin. Ancak sadece hissettirin.


2- Samimi ve dürüst olmaktan korkmayın: Ona karşı olan duygularınızı açığa vurun, bilin ki bu sizi küçültmez, aksine yüceltir.


3- Pozitif olun: Hiçbir erkek yanında sürekli mızmızlanan, her şeye bir kusur bulan bayanlardan hoşlanmaz ve o bayanlar vakit geçirmek istemez. Pozitif olmaya çalışın ve durum ne kadar kötü olsa da mutlu olmayı


4- Aşırı makyajdan kaçının ve gösterişten uzak durun: Baylar hem güzel bayan hem de ilgi çekmeyen bayan isterler. İkisinin birarada olması anlaşılmaz ve mantıksız olsa da onların yapıları budur!


5- Taklitçi olmayın: Amacınız onun dikkatini çekmek ve değerinizi artırmak olduğuna göre; giyim tarzınızla, konuşmanızla, tavırlarınızla, kendinize has olun. Başkalarını taklit etmeyin ve yapmacık olmayın.


6- Görgü kurallarına dikkat edin: Argo sözcükler,abartılı kahkahalar ve balon yapılmış sakızınla imajınızı lekelemeyin, aksi takdirde sıradan bir bayan arkadaş olmaktan öteye gidemezsiniz!


7- Kendinizi geliştirin: Eğer onunla beraberken konuşacak iki kelime bulamıyorsanız, hiç bu işe başlamayın dost olarak ilişkinizi devam ettirin. Çünkü entellektüel anlamda paylaşımınız olmazsa ilişkiniz kısa zamanda tıkanacak ve sizden sıkılacaktır. Hatta ondan bir adım önde oldugunuzu ortaya koyun. Tiyatroya davet edin, size okumak istedigniz bir kitabı almasını söyleyin.


8- Kompleksli ve takıntılı olmayın: Kimse mükemmel yaratılmamıştır. Nasıl kendisi mükemmel değilse sizden de mükemmel olmanızı istemesine izin vermeyin. Ve hatta bu yaklaşım tarzı ile kepçe kulaklarınızı ya da benli yüzünüzü bir kusur olarak hissettirmek yerine bunun size farklılık kattığını hissettirin.


9- Anlamlı bakmayı öğrenin: Bakışların büyüsünü ve cazibesini kullanın ancak onu bakışlarınızla utandırmayın ve taciz edercesini de bakmayın. Yerinde, zamanında ve de anlamlı, masum bakmaya çalışın. Bakışlarınızla onu begendiginizi hissettirin ama bu bakışlara onu alıştırmayın.


10- Her zaman bakımlı olun: Kesinlikle bakımlı olun ancak bakımın sadece makyaj oldugunu da aklınızdan çıkarın. Bakımı bir bütün olarak düşünün; el, ayak, tırnak, cilt, saç, ağız bakımlarını ihmal etneyin ve her zaman temiz olun. Güzel kokular kullanın. Ve sık sık parfümlerinizi değiştirin. Eğer ekenomik gücünüz yetiyorsa 3-4 parfümü bir arada kullanın. Gece parfümünüz ayrı olsun gündüz parfümünüz ayrı olsun. Örneğin birlikte yürüşüyüşe çıkarken çok ağır kokular sürmeyin, ancak gece bir yere davetliyseniz rahatsız etmeyen acanak biraz ağır kokan parfümler kullanabilirsiniz.
Bu ara Türkiye'nin en iyi göğüs büyütücüsünün hangisi olduğunu bu siteden öğrenebilirsiniz. http://www.finalebust.tk/


Devamını okuyun...>>

Hangi Elbise İle Hangi İç Çamaşırı Giyilir ?

| 0 yorum

Erkekler çogu zaman iç giyime önem vermezler. Onlar için sağlıklı olsun ve de sıkmasın yeterlidir galiba. Ancak biz bayanlara özel bir havası vardır içi çamaşırının. Seksiliğimiz ve hatta en önemlisi eşimiz için en çok dikkat ettiğimiz unsurların başında iç çamaşırları gelir.

Şimdi bu yazımda bayanların iç çamaşırı konusunda nasıl tercihler yapmaları ve hangi iç çamaşırını giymelerini tartışacagım.


İç Çamaşırı Nasıl Seçilmelidir, Hangi Giysede Hangi İç Çamaşırı Giylmelidir ?
- Asla çok sıkı külotlar giyipte yağlarınızın kenardan fışkırmasına sebep olmayın.

- Beyaz renkli iç çamaşırlarınız artık zaman aşımına uğramış ve renk atıp gri olmuşsa onu giymekte ısrar etmeyin. Aynı zamanda bir iç çamaşrı değiştirmek için de eskimesini ya da renk değiştirmesini beklemeyin. Unutmayın ki erkeler yenilikçi bayanlara özel ilgi gösterirler, sadece onlara çok para harcadıgınız ve alışveriş hastası olduğunuz hissi vermeyin.

- Eğer beyaz iç çamaşırı giyecekseniz, külodu sadece ten rengi olanlardan seçin, çünkü beyaz renkli iç çamaşırlar beyaz kıyafetlerin çinde bile gözükür.

-Hangi tür külotlar tercih edilmeli derseniz, tavsiyem düşük belli külotlar giyin. Çünkü hem palantolanların kıyısından, köşesinden, belinden gözükmez hem de daha seksi görünmenizi sağlar.

- Eğer varsa, takım iç çamaşırı giyme hastalıgınızdan kurtulun. Bazen erkek arkaşınıza renk şölenleri yapıp farklı renklerde alt ve üst iç çamaşırı giymek daha eğlenceli olabilir.

- Eğer ki takım iç çamaşırı alacaksanız, külotlarından iki tane alın. Ne de olsa külotlar sutyenlerden daha çabuk kirlenir.


- Dar elbiseler için izi belli olmayan iç çamaşırları seçmelisiniz. Örneğin vücüdunuz saran bir elbisenin altına g-string dahi giyseniz yine de belli olabilir. Bu nedenle dikişsiz ve büyük olmayıp, vücudunuza tam oturan iç çamaşırları tercih edin.

-Eğer giysi dolabınız düşük belli pantolonlarla doluysa düşük belli külotlardan vazgeçmeyin. Zira pantolonunuzdan külotunuzun görünmesi hem etik olarak hem de sizin saygınlıgınız adına iyi olmayabilir.

-Eğer dar pantolonlar giyorsanız poponuzun daha düzgün görünmesi için kesinlikle g-string giymelisiniz. Düşük belli giyyorsanız yine düşük belli g-string tercih etmelisiniz.

-Peki ya mini etek giyen bayanlardansanız. O halde mini eteğinizi giyerken altına popunuzu tamamiyle kaplayacak bayanlara özel mini şortlar giymelisiniz. Çünkü mini etek giymek çok seksi ve rahat oldugu kadar bir o kadar risklidir. Bu nedenle dikkat etmenizde fayda var.

İç Çamaşırı Bakımı Nasıl Olmalıdır ?
- Sutyen gibi hassas iç çamaşırlarını elde ve ılık suda yıkamanızda fayda var. Deterjan yerine şampuan kullanmanızı da tavsiye ederiz. Hem daha güzel kokacaktır hem de yumuşacık olacaktır.

- Naylonlu iç çamaşırları, makinede hassas ayarda yıkayabilirsiniz ancak soğuk su olmasına dikkat edin çünkü sıcak su naylonun şeklini bozar. Böylece çamaşrınız deforme olur. Seksi olan çamaşırınız bir bez parçası olmaktan kurtulamaz.

- Ve unutmayın ki iç çamaşırlarınızı asarak değil sererek kurutmalısınız. Böylece deforme olmasını engellemiş olursunuz.


Devamını okuyun...>>